Evliya Çelebi Seyahatnamesinde, Bandırma'yı şöyle anlatır: "Anadolu eyaletinde, Bursa Sancağı'na bağlı olup, yüz elli akçelik kazadır. Bir hakimi de gümrük eminidir. Yeniçeri serdarı, sipahi kethüda yeri, muhte-sibi, bacdarı, ankibi, ayan ve eşrafı vardır. Marmara denizinde büyük bir ticaret iskelesidir. On iki mahallesi olup, on yedi de mihrabı vardır. Binaları alçaklı yüksekli, kiremit örtülü evler olup, Marmara Denizinin kıyılarında kurulmuştur. İskele başındaki gümrüğü yük yetmiş akçe kiraya verilir. Çocuk mektebi, derviş tekkeleri ve hahamları vardır. Çarşısında bütün sanatkarlar varsa da bedesteni yoktur. Hazret-i Süleyman'ın Hatunu Belkıs, kah burada kah Edincik'de otururdu."
Bir süre Aydıncık ve Hüdavendigar'a bağlı olan Bandırma 16. yy'ın 2. yarısında Galata Kazası Kapıdağ Nahiyesine bağlanmıştır. Bandırma'nın o yıllardaki gelişmesinde Padişah'ın Dergah-ı Ali Çavuşlarından Haydar Çavuş'un Bandırma'ya yerleşmesi önemli bir etken olmuştur. Bazı kaynaklarda Bandırma'ya sürgün olarak gönderildiği belirtilen Haydar Çavuş, sahilde kendi adını taşıyan bir cami, medrese, hamam, beş ev, on dükkan yaptırmıştır. Bu eserleri vakıf olarak Bandırma'ya bırakan Haydar Çavuş'un bundan sonraki yaşamı konusunda herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.
Bandırma, 1830 yılında Kapıdağ bucağına bağlanmıştır. Tanzimata kadar voyvodalıkla idare edilen Bandırma, Tanzimatın ilanından sonra gerçekleştirilen idari yapılanmanın ardından Erdek ilçesine bağlı bir bucak olmuştur. 1874 yılında büyük bir yangın geçiren Bandırma'nın tamamına yakını bu yangında harap olmuştur. Yangın sonrası Bandırma kısa zamanda yeniden onarılmıştır.
1876-1878 Osmanlı-Rus savaşı sonunda, Kırım ve Romanya'dan göç eden Tatarlar'ın Bandırma'ya yerleştirilmesi şehirde bir canlanmaya ve nüfusunun artmasına neden olmuştur. Bu gelişmeler sonrası Bandırma, 1878 yılında Karesi Sancağı'na(Balıkesir) bağlı bir ilçe merkezi haline getirilmiştir.1879 yılı salnamesinde Belediyenin yeni seçilmekte olduğu belirtilmektedir.
1889 yılı salnamesinde ise, Bandırma ile ilgili şunları öğreniyoruz. "Kaza Merkezi Marmara Denizi sahilindedir. 18 mahalle, 9031 nüfusludur. Kaza 5 cami-i şerif, 4 mescit, 5 kilise, 4 manastır, 3 hamam, 10 han, 15 fırın, 6 tabakhane, 14 yel değirmeni, 2 kiremit ocağı, 3 kireç ocağı, 3 eczane, 2 kıraathane, 60 kahvehane, 550 dükkan, 200 mağaza, 2850 hane, 17 sübyan mektebi, 1 mektep-i iptidai ve rüştiye, 2 gaz deposu, 1 baruthane, 1 un fabrikası, 1 askeri debboy, büyük vapur iskelesi, yine orada Belediye Dairesi, bir Telgrafhane ve Hükümet Konağı vardır. Bandırma iskelesi, ticaretgah bir mahal olup Karesi Sancağının ithalat-ihracat başlıca merkezidir. Dersaadet'den (İstanbul) buraya hemen her gün vapurlar gelir, gider. Fakat haftada üç postası vardır. Karesi Sancağı'nda üretilen madenler buradan doğruca Avrupa'ya gönderilir." İfadeleri yer almaktadır.
Çanakkale Boğazı'nın kapatılması ile bölgesel olarak büyük bir önem kazanmıştır. Askeri ve ekonomik alandaki bu stratejik konum, ilçede her şeyin canlanmasını sağlamıştır. |